
V?
Viktor Larkhill kimdir?
Bazılarınız, neredeyse iki yıla yakın süredir yazılarımı okuyorsunuz. Bu süre içinde, beraberce, Türkiye’nin hayvan refahı için çalışan en büyük sosyal örgütünü inşa ettik. Örgütümüz, Türkiye dışında bir çok ülkede kendi yolunu çizmeye ve büyümeye devam ediyor. Bu iki yıl boyunca, pek azınız kişisel, pek çoğunuz sanal olarak beni beni tanımaya yanaştı.
Her gün, hala, kim olduğum hakkında ve beni harekete geçiren, ilham veren ve ilerlememi sağlayan şeyin ne olduguna dair çokca soru alıyorum.
Öyleyse, bugünün yazısı sadece benimle ilgili. Bu nedenle, Tam Burada okumayı kesmenizi öneriyorum, eğer devam edecekseniz, samimiyetimden dolayı lütfen beni bağışlayın.
Ben kimim? Kim değilim?…
-
39 yaşında bir İspanyol vatandaşıyım. Gerçek ismim Ivan, Viktor değil…Bu isim, en sevdiğim çizgi romanlardan biri olan, Alan Moore’un
V for Vendetta’sından esinlenildi. Neden bu ismi seçtiğimi merak eden herkese 2005 yapımı bu filmi izlemelerini öneririm.
-Her ne kadar ülkemi çok özlesem de, Türkiye’de yaşamayı seçtim. Neden? Bazılarınız sorabilir. Çünkü, çok basit; burayı seviyorum. Böylesi karmaşık bir toplumda yaşamanın zorlukları ne olursa olsun, tüm bunlar, burada yaşadığım saf mutlulukla karşılaştırdığımda hiç kalıyor. Bunu, daimi bir tatildeymiş gibi yaşamak olarak düşünün.
-Ben bir işadamıyım. Şirketler için internet kaynaklı topluluklar yaratarak, bunları yönetme ve kara dönüştürmelerinde onlara yardımcı olan bir sosyal medya danışmanlık ajansının ortağıyım. Şirketlere, her işin arkasında bir insan öğesi bulunduğunu anımsatıyor ve iletişim ağlarını dizginlemelerinde onlara yardımcı oluyorum.
-Çalışmadığım zamanlarda (ve çoğu zaman çalışıyor olduğum halde) insanları hayvanlarla ilgili eğitiyorum. Bu, Türkiye ve diğer tüm ülkelerde, cehalet ve yobazlığa karşı değişmez bir kavgadır. Moralimi yüksek tutmak ve sabrımı frenlemek için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Çoğu zaman başaramıyorum…
-Geriye kalan tüm zamanımı, kurtardığım 8 köpeğimle beraber ormanda uzun yürüyüşler ve spor yaparak (ki bu, çocukluk arkadaşlarımdan 10 yaş daha genç görünmemi sağlıyor) ve elime geçen herşeyi okumakla geçirmeyi seviyorum. Evde olduğum anlardaki tüm vaktimi ise kurtardığım 13 kedime ayırmaya bayılıyorum.
-Ailemi çok seviyorum, herşeyimi onlara borçluyum. Hayvanları kurtarmaya olan tutkum yüzünden onlara verdiğim üzüntülerin hepsini telafi etmeyi öyle çok isterdim ki. Ama biliyorum ki beni bağışlıyorlar…Her gün.
-Ben bir fotoğrafçıyım. Onlu yaşlarımın ilk günlerinden beri fotoğraf çekiyorum ve biliyorum ki bu benim, daha önce ona bir merceğin ucundan hiç bakmamış bir insana oranla dünyayı çok daha değişik yönleriyle görmemi sağlıyor.
-Ben bir gezginim. Dünyayı gezdim ve içinde yaşayan cesur insanlar gördüm. İnsanları yeterince yüreklendiremem. Rahat yerinizden kalkın ve yola çıkın. En iyi okul budur.
-Ben bir hayvan koruyucusuyum. Henüz küçük bir çocukken, İspanya’da, sokağa çıktığım ve bir sokak köpeği tarafından takip edilmeden eve kadar geldigim günler pek seyrek olurdu. Bu hayvanlar benim arkadaşlarım oldu, ailem ve pek çok yönden öğretmenim. Hayatını bir hayvanla paylaşmamış bir insanın, hayatı henüz dolu dolu yaşamadıgına inanırım. Bir babanın çocuguna verebilecegi en özel hediyenin ona empatiyi ve hayatını bir hayvanla paylaşmayı öğretmesi olduguna inanırım.
-Ben bir kabile lideriyim. Let’s Adopt! bir topluluktan dahası, bir kabile. Let’s Adopt’ı kurdugum zaman beni bekleyen sorumluluklar ve sonuçların tam olarak farkında değildim. Bugün, topluluğa düşüncelerimi yaymaya çalışmakla kalmıyor, üyeler arasındaki iletişimi sürdürmek için de elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret ediyorum. Let’s Adopt!’ın gerçek değeri işte burada yatıyor; üyelerinin birbirleri arasında yarattıkları bağlantılarda.
Son olarak…açıklığa kavuşturmak gerekirse…
Ben bir veterinarian DEĞİLİM.
Çin lokantalarına ya da Alman labarotuvarlarına köpek satmıyorum. Okurken size her ne kadar komik gelse de, kıskançlık ya da açıkca anlayamadıklarından bu konuda inanılmaz hikayeler üreten bir dolu kötü insan var. Yıllar içinde bu insanlara karşı duruşum çok çeşitli haller aldı. İlk zamanlar onlara öfkelenirken, şimdi bu öfke yerini küçümseme ve acımaya bıraktı. İnsan olarak gelişimlerine engel oldugu halde bu korkular ve cehaletle yaşayan insanlara acıyorum.
İşte bu benim. Eğitmeye, bağlantılar kurmaya, dünyayı her geçen gün daha da güzelleştirmeye çalışırım. Sizi de aynısını yapmaya davet ediyorum.
Peki siz? Siz kimsiniz? Sizi ne harekete geçirir?
——

V?
Who is Viktor Larkhill?
Some of you have been reading my emails for close to two years. In this time, together, we have built Turkey’s largest animal welfare
organization, and one who has expanded to several other countries, where its growing and following its own direction. During this two
years many of you have come to know me, a few of you personally, most of you virtually.
Still, every day, I receive many questions about members asking questions about me, about what moves me, what inspires me, what keeps me going forward.
So, today’s post is solely about me, I therefore encourage you to stop reading Right Here, if you stay please accept my apologies for my
sincerity.
Who I am? Who I am not…
- I’m a 39 year old Spanish national. My real name is Ivan, not Viktor… the name was inspired by one of my favorite graphic novels, Allan Moore’s V for Vendetta. I would recommend everyone to read it, or to watch the 2005 movie if they want to understand why that name was chosen.
- As much as I miss my country I decided to live in Turkey. Why? someof you may ask. Because, simply put, I love it here. Regardless of the challenges of living in a society as complicated as this one, they are nothing compared to the sheer joy I experience here. Think of it as living on a permanent holiday.
- I am a businessman. I am a partner in a social media consulting agency advising companies on how to create, understand, manage and monetize internet based communities. I remind companies that behind every business there is a human component and I help them harness the power of networks.
- When I am not working (and most of the time, even when I am) I educate people about animal issues. This, in Turkey, and unfortunately, just about every other country, is a constant struggle against ignorance and bigotry. I try my best to keep spirits high and my temper in check. I fail most of the time…
- Whatever time is left I like to spend it taking long walks in the forest with my eight rescue dogs and my cats, doing sports (helps me keep my sanity and makes me look about 10 years younger than my childhood friends) and reading everything that falls my way.
- I love my family. I owe everything to them and I wish I could compensate them for all the extra suffering that comes their way due
to my passion for animal rescue. I know they forgive me… every day.
- I am a photographer. I have been taking pictures since my early teens and I believe this allows me to look at the world from a different angles unseen by those who have never looked at the world through a lens.
- I am a traveler. I have traveled the world and seen the brave people in it. I cannot encourage people enough.. get out of your comfort zone. Hit the road, its the best school.
- I am an animal protector. When I was a kid, in Spain, I used to walk around and rare was the day when I wasn’t followed home by an stray dog. Those animals became my friends, family and in many way teachers. I believe a person who has not shared his life with an animal has not lived a full life yet. I believe the most precious gift a father can give to his child is teaching him empathy and allowing him to share his life with an animal.
- I am a Tribe Leader. Let’s Adopt! is nothing more than a community, a tribe. When I created it I was not fully aware of the implications and the responsibilities. Today, not only I try to spread my ideas across this community, but I do my best to enable relationships amongst its members. That is where the real value of Let’s Adopt! lies, in the connections created amongst its members.
And finally… just to clarify…
- I am NOT a veterinarian (although I believe I could have been a fairly good one)
- I don’t sell dogs to Chinese restaurants, or to German laboratories. This may read as a joke with you but there are plenty of nasty people out there ready to create fantastic theories about those they envy, or simply, don’t understand. My stance on those people has varied over the years… at first I used to deal with them with anger, today my attitude is more of disdain, and pity. I pity those who live in ignorance, fear and who let those fears and ignorance stop them from growing as human beings.
So, this is who I am. I try to educate, to build connections and to make the world just a little bit better every day. I invite you to do
the same.
And you? Who are you? What moves you?
Viktor or Ivan, it didnt and doesnt matter and it will never matter, you’re a real good man and did countless good things not just for turkish animals but especially for turkish people. Some of them may not be still aware of that, it doesnt matter, they will see…
…….
There are so many beauty about you but in brief, I would like to say to you that if I have a child one day, you will be one of the people who’s story is worth to tell to her.
we dont care about your name, we trust you, forget about stupid old ladies ivan ,they are all liar. we dont care about your name, we dont care about your gender, we dont care about your nationality , we care you are a great human in the world.who cares nationality?we are all humans.. i hate turkish,spanish,english,german,.. labels!! . we care about how amazing animal-lover you are , and also we care about how helpful you are. thanks for everything.:)
Well there we have it then. No more curiosities that torment the leaches out there who try and suck you dry of all ambition, passion and compassion. If there’s anything I’ve learned from knowing you Ivan its to turn anger, frustration and opposition into focus, diligence, and dedication for Lets Adopt and the hundreds of animals you’ve rescued over the years. THANK YOU! You are an inspiration… a difficult man mind you but an inspiration nevertheless!
Difficult ? me? :-p
I’ve always wondered who u r and what you do and where u r from and where u live and how u live and how u look like and how many pets u have and how u spend time with them and and and……not that it really matters to how i feel and think about you…but just to know a bit more about this great person who is filled with passion to help animals in need….wish, in this world, there were more people like you Ivan… so thanks for sharing a bit of you..
Haev a great day all
A mum of 11 stray cats, Sumatra-Indonesia…
You see an animal, you don’t know what to do/how to help. Just think “what would Ivan do” and there it is, best possible solution for that animal. His rescues have better lives than the rest of us!
And just when you think you know all about dogs, you learn something new from this man. Sometimes it is disturbing!
You don’t have a vet diploma, but unfortunately you know much more about animal health than a lot of the vets around here.
I was quite sure about the magnitude of your love for Turkish animals
However I always wondered howcome a foreign name such as Viktor could care about these animals more than the Turkish people do…Well the answers are just above
Thank you for being such a caring person and please never loose this humanity side of yours!!! By the way Barcelone is my favorite city and I wish I could be on a permanent holiday up there
Merhabalar,
sizi uzun zamandır çabalarınızla izliyorum,ben ve eşimde gönülden bir hayvan sever olarak,bu duruşunuzdan dolayı,gerçek insanlığınızdan dolayı tebrik ediyor,başarılarınızın devamını dilerken,sevgi ve sağlık dolu uzun ömürler diliyorum,saygılarımla.
Thank you for sharing who you are with us Viktor.Your actions speak for themselves showing a man with a good heart.That is all I need to know.
I don’t know you personally but it does not matter I think, I want to believe in your cause, because I want to believe that there are people like you in the world. The methods you use to rescue animals could be different than the other people but at the end it all serves to one goal that is helping animals that in need especially in Turkey. I am happy to know you and be a part of great Let’s adopt family.
BU AÇIKLAMALARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER ..YÜKSEK RUHLAR ,HER ZAMAN SIRADAN AKILLILARIN ŞİDDETLİ MUHALEFETİYLE KARŞILAŞIRLAR . ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ SİZN GİBİ HAYVAN SEVGİSİYLE HAREKET EDİP AYNI ZAMANDA CEHALETE VE YOBAZLIĞA KARŞI GÜÇLÜ OLMAYI HEDEFLEDİM VE BU KONUDA SİZİN GİBİ BİR İNSANIN VAR OLMASI İÇİN DUA ETTİM . SİZİ CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM, TAKTİR EDİYORUM BU TİP HAREKETLERİ ŞÜPHEYLE VE GEREKSİZ MERAKLARLA İNCELEYEN ZAVALLI İNSANLARIN BİR AN OLSUN KENDİ ACINACAK EGOLARINDAN KURTULMALARI VE BİRLİK İÇİNDE OLUP GERÇEK HEDEFLERE DOĞRU YOL ALMALARI KANISINDAYIM . BU DURUM BİRLİK GÜCÜNÜ ENGELLİYOR. KISKANÇLIK ,HEP BENCİLİK BUNLARIN CANLILARIMIZA HİÇ BİR YARARI YOK NE YAZIKKİ. SİZ TÜRKİYEDE BİR DEYİM VARDIR UMARIM SİZE İYİ TERCÜME EDERLER ‘ KALIBINIZIN ADAMISINIZ ‘ UFACIK BEYİNLERİYLE KÖSTEK OLMAYA KALKIŞANLARIN NE BİZE NEDE CANLILARIMIZA FAYDASI YOK . BUNLAR TARİHTE BİLE HERZAMAN VAR OLAN İNSANLAR . ŞİMDİDE VARLAR Bİ GÜN PİŞMAN OLURLAR . AMA ŞU ANDA DESTEĞE İHTİYACIMIZ VAR . ASLINDA BU AİLEDEN EĞİTİM LE İLGİLİ VE KİŞİSEL EĞİTİMLE İLGİLİ OLGUNLAŞMAMIŞ SAĞDUYULARI GELİŞMEMİŞ BİR ÜLKENİN İNSANLARIYIZ YAZIKKİ:( EĞİTİLİCEZ , ÖĞRENİCEZ VE HEPİMİZ SİZ OLUCAZ UMARIMM . ( TABİİ İSTİSNALAR HARİÇ LAFIM MECLİSTEN DIŞARI ) SİZİ TEKRAR TEKRAR TEBRİK EDİYORUM . KEŞKE DAHA FAZLA İMKANIM OLSA ORGANİZASYONLARINIZIN İÇİNDE YER ALABİLSEM . FAKAT ÇEVREMDE Kİ HAYVANLARA ELİMDEN GELENİ YAPIYORUM VE ZATEN EVİMDEDE BAKIYORUM . AYICA SİZİN BİLGİLERİNİZİ SÜREKLİ TAKİP EDİYORUM VE İNSANLARI BU DOĞRULTUDA BİLİNÇLENDİRMEK İÇİN SÜREKLİ FIRSAT KOLLUYORUM . ASIL SİZİ ELEŞTİRENLER BURDA KENDİLERİ İÇİN BİŞEYLER YAZMALI .. SAYGILARIMLA .
Sizin kim olduğunuzu anlamak için bu satırlara gerek yoktu.
Ama zamanı gelmiş demek
O da sizin nezaketinizden.
Anlamayanlar lazım değil bizlere
Yaşamda anlaşılmayı beklemekle zaten çok vakit kaybediyoruz.
Bir sürü güzelliği es geçiyoruz,zaman kaybından başka bir şey değil.
Birbirini anlayan dostlar ve dört ayaklı ödünsüz dostlarla mutluyuz.
İyi ki varsınız değerli V L Nam ı diğer İvan
ı dont think that you need to explain yourself to some idiots???its not your style…we all know your gorgeous heart…we love you as you are viktor.we dont care who you are,where did you come from,what you love or not
we accept you as you are chef
never give up…
P.S :your strong character is lightening my way.thank you.thats all ı can say
sizi hic tanimasamda kim oldugunuzu biliyordum… yorum yazan herkez hislerime tecuman olmus..
size saglikli bir omur diliyor ve tesekkur ediyorum..
I think that what you do is amazing, you’ve changed animal’s lifes and people’s counciousness, that is precious and worth living for. Sometimes it takes a stranger, an outsider to point at a problem for people who live with it to gain a new perspective. You’ve materialize that. When something is done from the heart, with passion and truthfulness it reaches others. I am sure that the road hasnt been easy at all and that at times you may even feel hopeless but keep it up (Im also sure that you are not short of drive)keep it up because you have introduced a new conciousness that is inspiring more and more people the respect you have for animals.
I have two cats myself, one of them was abandoned, had a bad wound on her face and an infected eye. Shes the most affectionate, sweet cat ever. When I think that “Lets adopt” rescues animals like her I feel a deep respect for what you give yourself to. Keep on doing what you doing, muchos animos!
viktor sen kötü birisi misin? 3453 tane kurtardım falan filen :A senin hakkında bir sürü kötü şey yazıyo internette zaten kendi fotoğraflarını falan da uzun bi süre sonra koydun. ayıp ettin şimdi bizi kandırmakla acaba neden kötüsün eğer kötüysen zaten baksana Şirketler için internet kaynaklı topluluklar yaratarak, bunları yönetme ve kara dönüştürmelerinde onlara yardımcı olan bir sosyal medya danışmanlık ajansının ortağıyım. demişsin allahallaa viktor ganka beni inandır kendinin müthiş işler yaptığı konusunda neden seninle ilgili kötü şeyler yazsınlar ki
I have no idea… you tell me.
Aramıza hoşgeldiniz diye başlamalıyım sanırım söze. Yada kimbilir ben aranıza hoşgeldim. Aylardır sizin ve grubunuzun yaptıklarını hayranlıkla izliyorum. Çoğumuzun cesaret edemeyeceği noktalarda olaylara müdahil oluyor, gücünüz ve kararlılığınızla çözümler üretiyorsunuz.
Güzel ülkemiz ne yazık ki hayvan hakları(ki ben onlara dostlarım hatta daha ileri giderek can yoldaşlarım diyorum) konusunda son derece zaafiyet içerisinde ki kanunları, devlet görevlileri ve bu konuda son derece eğitimsiz insanlarıyla tam bir kaos içinde. Nereye, kime, hangi güçle yardım edebileceğimizi bilemeden, zaman zaman maddi ve manevi güçsüzlüklerimize yenilip olayları kenardan seyretmek zorunda kalıyoruz. Bazı gönüllülerin örgütlenmelerini ayakta alkışlıyor, ancak hergün izlediğimiz bu gerilim filmini bir türlü sonlandıramıyoruz.
bazen olayları seyretmek de suça ortak olmak sayılır, farkındayım. Ancak bazen eleştirmek, merak duymak, incelemek, varolanı irdelemek de aydın olmanın, sevginin ve yaşamın parçası değil midir? Ülkemizde yaptığınız çalışmaları takdirle karşılıyorum. Bunun yanısıra İspanya’daki kanlı ve vahşi boğa güreşlerinin sona erdirilmesi konusunda neler yaptığınızı ve bu konuda herhangi çalışmanız olup olmadığını da merak ediyorum. Bildiğiniz gibi her yıl İspanya’nın turistik kasabalarında “eğlence” adına 40.000 boğa öldürülüyor. Boğaların katledilmesi kadar acı olan bir başka gerçek ise İspanyollar’ın çoğunun bunu “ulusal kültür” olarak nitelemesi. Ama bir çok İspanyol hayvan koruma kuruluşu bu “kan kültürü”nün sona erdirilmesi için son yıllarda ciddi bir çaba içindeler.
Ayrıca büyük çoğunluğunu yurtdışında sahiplendirdiğiniz kedi ve köpekleri koruma altına alan aileler neden kendi ülkelerinde ki barınaklara gitmek yerine, Türkiye’den bir hayvanı almak istiyorlar. Sonuç olarak bu ülkelerin büyük çoğunluğunda sokak hayvanlarına ötenazi yöntemi uygulanmaktadır. Ötenazi ABD’nin bazı eyaletlerinde ve Avrupa’daki bazı ülkelerde sokak hayvanlarının sayısını azaltmak için başvurulan yöntemler arasında başta geliyor. Sokakta bulunan bir hayvanın 15-20 gün içinde sahibi çıkmazsa ya da sahiplendirilmezse uyutularak öldürülüyor. Bu yöntem Türkiye’de yasak ve uygulanmıyor.(zaten barınaklar birer ölüm kampı olduğu için ekstra masrafa da gerek olmuyor.Kendiliklerinden ölüyorlar.) İşte sormak istediğim asıl soru da bu. İyiniyetiniz ve çabalarınızla ilgili elbette aklımda pek az soru işareti var ancak şunu düşünüyorum. Kapımın önünde aç, sakat yardıma muhtaç, ölmek üzere bir kedi varsa, neden kilometrelerce uzakta, adını bile telaffuz edemediğim bir ülkenin sokak kedisini alayım. Yada kendi şehrimde ki barınaklarda iki-üç haftaya kadar sahiplendirilmezse ötenazi yöntemiyle öldürülecek bir köpek var ise, ben neden sadece hikayesine üzüldüğüm bir köpeği uçakla bu 12-13 saat uzaklıkta ki bir ülkeden getirip, sahipleneyim.
Eminim aileleri uzun araştırmalar sonucunda tespit ediyor ve yüklü maaliyetlerle sahipsiz bu hayvanları ailelerine kavuşturuyorsunuz.
Ancak tüm bunları düşünmemek mümkün değil.
Türkiye’de yaşamını kurtardığınız her “dost” için teşekkür ederim. Saygılarımla.
Sahip Çıkalım! sahiplendirmelerinin %99′unu Türkiye’de yapıyor. Ayrıca buradan engelli hayvan sahiplenen yabancıların zaten daha önce bulundukları yerlerin barınakların kurtardıkları hayvanları mutlaka oluyor. Hepimiz görmediğimiz bilmediğimiz yerlere, insanlara, hayvanlara yardım ediyoruz. Bu bazen Afrika’da bir AIDS hastanesi olabiliyor, Hindistan’da bir su arıtma tesisi veya Van’da bir yatılı bölge okulu. Sanıyorum bu yüzyılda daha küresel düşünmek gerekiyor. Sadece kapımızın önünden değil yerkürenin tümünden ve onun üzerinde olup biten herşeyden sorumlu hissettiğimizde daha iyi insanlar olabileceğiz.
Ben isterim ki sizin sorduğunuz türden soruları sormayı vazife bilenler kendileri neler yapıyor onları söylesinler. Bugün Türkiye’de yüzlerce kenar mahallede yüzlerce köpek ölümüne dövüştürülüyor. Yüzlerce küçüklü büyüklü beldede binlerce kedi ve köpek telef ediliyor, kurban bayramı maskesi altında yüzbinlerce hayvan hepimizin gözleri önünde katlediliyor… Bizim gücümüz bu yaptığımız işlere yetiyor. Siz ne yapıyorsunuz?
I have made my love of animals to the profession, that is, I am by profession Tierpfleger!
Never wanted to learn something else, to the chagrin of my father!
Tomorrow pressures thumbs for Coco!
Sabine
ingilizce bilmiyorum ivan-chi jijijiji
bir bilene sormak gerek
sen nasil olsa hayatta ogrenemeyeceksin belli ki…
ho ho ho ne güldüm bu kendini tanıtım yalanına veterian değilmiş inananlar kör cahilmiş kandır bakalım saf insanlar zibidi ivan
foster evler ortada görünen köy kılavuz istemez bak yakın zamanda foster evler ile ilgili bir haber çıkarsa kendini anlatmaya çalıştığın sinsice ukalalık dolu olan tanıtımın nasıl değişecek
)
Poor Koray.. he’s too simple to understand what we are doing here…
Ah, Koray Koray Koray… Sen nesin seeeen???
Çok samimi bir paylaşım olmuş.Kutlarım, niye, çünkü bilirim ki yüreğini açmak-samimi olmak cesaret ister.
Eylemlerinizden ve yazı üslubunuzdan belli oluyordu kişiliğiniz, ama tabi “V for Vendetta” çok açıklayıcı oldu:)). Çok etkilendiğim ve ruhuma yakın bulduğum filmlerden biridir o.
Ben mi kimim?…Uzun zamandır Güney Ege’de yaşayan her türlü canlının yaşam hakkını savunan- seven-koruyan- ama bunu kimsenin gözüne sokmaya çalışmadan yapmaya çalışan, kendi yaşamını güzelleştirmenin dünyayı da güzelleştirmeye katkıda bulunacağına inanan bir can işte..Yerel hayvan derneklerinin organizasyonları içinde yer almayı pek beceremiyorum-sevmiyorum ama kişisel kapasitem içinde bu yolda bir savaşçıyım..(Yine de tabi zaman zaman işbirliği yapıyorum onlarla:) Yaz başından bu yana mahalleden 11 kediyi tek tek taşıyıp kısırlaştırmak, 2adet annelerinin terk ettiği 2 haftalık kedi bebelerini Ağustos sıcağında son anda farkedip biberonla biraz besleyip sahiplendirmek, yolu benimle kesişen ve yardıma muhtaç her türlü hayvana sırtımı dönmemek (dönememek), insanları didaktik olmamaya çalışarak hayvanlar konusunda bilgilendirmeye çalışmak, hayvanlara yakınlık konusunda onları yüreklendirmek…işte bunlar elimden gelenlerin bir kısmı…
Yoluma çıkıp beni sahiplenmiş olan ve birlikte mutlu-mesut yaşayan bir köpeğim, bir kedim, bir part-time kedim, 2 kara kaplumbağam var
Organizasyonunuzun çizgisi ve hayvanlar konusuna bakış açınızdan dolayı sizi kutlamak istiyorum, daha samimi bir itiraf isterseniz, varlığınız içimi rahatlatıyor..
Buradaki kendimi çok çaresiz hissettiğim acil durumlarda danışmak isterim size…
Zengin ruhunuza ve kocaman yüreğinize sevgiler….
Ivan , victor or even if you are the man with the purple hair I do not care. I only know you by words and actions and that to me is enough. Your heart is on your tongue, you speak with passion your anger is passion andyes maybe sometimes out of control but who cares. If they want your opinion then the have to eat it as it comes.
You have thought me alot over the years, being a friend when i needed one, being a teacher to me when i got stuck in my words.
Your love for animals is your drive as it also is mine.
Good luck Ivan and may god be with you on your journey in the name of the animals.
Thank you Lydia.. continue traveling with me pls..
I guess I will never be able to understand why people cant see the “real kindness” in someone’s eyes. Why do they always want “official proofs” to believe in someone…? Why dont they just try to trust in their OWN FEELINGS?
May be, it is because that they dont want to LOOK… they are afraid of looking into deep eyes, in order not to face with NAKED LOVE in there…
Koray, küçük düşüyorsun!
Herkes yaptıgı işler kadar VAROLUR.
Başkalarını takip etmekle, kuru sıkı atıp tutmakla kaybedecegin zamanı, anlatarak bitiremedigin iyiliklerini sürdürmekle harcamalısın.
Konuya ilgim ve hassasiyetimden dolayı sorularıma yanıt almak istiyorum. Grup kurucusundan daha ayrıntılı bir cevap almayı elbette ki tercih ederdim. Bu arada soyadını belirtmeyen Fulya hanım; önümüze konan şablonları körü körüne kabul etmek yerine, sorgulayan, araştıran ve en doğruyu bulmaya çalışan biri olmak her zaman kişisel tercihim olmuştur. (Kısa not: Fulya hanım, sanırım ispanya’da ki boğa güreşleri hakkında da bir fikriniz var.)
sizi tanıdığıma memnun oldum, adınızın ivan olduğunu, ispanyol olduğunuzu ve ne işle uğraştığınızı bilmiyordum.
peki Türkçe metinleri siz mi yazıyorsunuz biri mi çeviriyor?
kısaca, do you speak Turkish?
Artik bu tur sorulara yanit vermeye gerek bulmuyorum, cunku yaptigimiz herseyi internet uzerinden takip edebilirsiniz. Bu, Ispanya’daki bogalar son derece zayif bir malzeme. Oncelikle, burada yaptiklarimiz ve basardiklarimiz neden Ispanya’daki boga guresleri ile karsilastirilir ve karistirilir, bunu hic bir zaman anlamadim. Ikincisi, biz bunu yapiyoruz, SIZ NE YAPIYORSUNUZ? Biz yuzlerce hayvanin hayatini kurtardik, ya siz? Herkes elinden, gonlunden geldigince… Dunyanin neresinde hayvana kotuluk varsa onun pesindeyiz. Let’s Adopt Ispanya’da da var, Amerikada’da, Guney Afrika’da ve Kanada’da. Oralarda neler yapildiginin farkinda misiniz? Bu sorulari soranlarin artik parmagimizin ucundaki dunyanin ne denli kuculdugunun ve eger Afrika’da, Tayland’da, Ispanya’da bir sorun varsa, aynen Turkiye’de oldugu gibi, bunun hepimizin sorunu oldugunu bilmesi, ogrenmesi gerekiyor. Herkes basini kendi memleketinin kumuna gomsun istiyorsunuz, oyle mi? Yani biz buradayiz diye Somali’de aclik ceken bir cocuga yardim etmeye calismasin mi? Antarktika’da eriyen buzullarin derdine dusmesin mi? Amerika’da 15 gunde sahip bulamadigi icin oldurulecek olan kedi ve kopeklerin kafeslerde bekledigi olum kamplarina karsi cikmasin mi? Burada yasayan bir insan bu ulkenin sorunlarina, havasini soludugu, ekmegiyle karnini doyurdugu, suyunu ictigi memlekete neden faydasi olsun istemesin? Kucuk dusunmeyin… Bu kadar soyleyeceklerim, sevgiler.
Viktor….Ivan….names don’t mean a darn thing….it’s the heart that matters and you have a great one!!I only wish you were here in the U.S. I know you could do a lot more for the animals here. You are the greatest!!!
Man,
Instead of posing with champagne glasses, show us some natural and intense scenes where you are helping or showing affection to ANY animal please. Stop advertising for yourself! “I am a traveller, I am a businessman, I wear hairgel but I looove animals, I am a bla bla blahhhh..”
A little less conversation a little more action please.
p.s. Keep your poor comments for yourself people, I am not coming back to here. I just wanted to wake you up. Some of you at least.
Man…
Surprised you are Spanish, thought you were Turkish. Seeing as you have so much passion for animals didn’t you ever think about stopping the bullfighting in Spain?
Strange but we have some similarities, the most important one is we both love animals.
Not only I thought about it.. for years I have been helping on that front too..
but you know what? My day only has 24 hours.
I can’t do more than what I already do and as I live in Istanbul now and I m surrounded by dogs in trouble and animal lovers who need serious guidance I do what I do.
Of course, I understand, we are all limited by time. You are doing a fantastic job, looking after the dogs and cats in Turkey. Thank you for all that Lets Adopt do for the animals of Turkey.
İra,
come on!…wake up!..open your eyes..open your heart..try to focuse on some affirmation, instead of criticising and looking for negativities….
seni bulmam razım cesur yürek=)
sen kanatsız bir meleksin hepimizin göldüğü ama sadece yorum yaptığı konulara bizden daha cesurca davranıp bunu bir savas haline getilip o sevgi yumaklarına berki herkezden daha çok sahip çıkmana çok sevindim bizler sadece yorumlarımızla destek veliyoruz ama seni farklı kılan da bvu işte inandıklarını savunman onlara ship çıkman ve savasını vermen eyer biyerde taksimde feran seni gölürsem tanırım biliyorum ozaman sana bşr kahve ısmallamamama izin velirsen beni çok mutlu edersin sevgiyle kar kanatsız melek